[
  {
    "kelime": "Kına, çay; Hint/Çin/Fransız düğünleri",
    "sayfa": 24,
    "gerekce": "Bu tanıklar başka kültürleri anlatıyor; aynı sözcüğün başka sayfada Türk düğününe ait olması buraya taşınmaz.",
    "baglam": "BÖYLE de OLUR\nBenimle Evlenir misin?\nHindistan dinler ve gelenekler ülkesidir.\nYüzlerce etnik grup, onlarca kast ve birçok din bir arada ama birbirine karışmadan yaşa_____.\nEvlilikte de bu durum değişmez.\nDüğünden önce insanlar mutlaka bir parti düzenlerler.\nBu partide gelinin ve damadın yakınları birbirini tanır ve kaynaşır.\nGelinin el ve ayaklarına kına yakar, dans et_____ ve şarkılar söylerler.\nKız tarafı damadın ayaklarını yıkar, süt ve bal ikram eder.\nGelinler asla beyaz gelinlik giy_____, onun yerine “sari” adlı özel bir kıyafet giyerler.\nFransa’da evlilik teklifi erkekten gelir ve çoğu zaman romantik biçimde gerçekleşir.\nKız, damat adayını ailesiyle tanıştır_____ ve kararlarını bildirirler.\nDüğün günü damat gelini evinden al_____ ve kiliseye yürüyerek giderler.\nÖzellikle küçük şehirlerde, çocuklar ellerinde beyaz kurdelelerle gelinle damadın yolunda durur, gelin elindeki makasla kurdeleleri keser, bu da önlerindeki engeller konusundaki kararlılıklarını göster_____.\nDavetliler düğün törenine çiçeklerle gelir.\nÇin’de evlilik demek bir anlamda şans demektir.\nEvliliklerini büyük oranda astrolojiye göre düzenlerler.\nÖnce kız ve erkek tarafı, çocuklarının doğum gününü ve saatini birbirlerine bildir_____.\nBir astrolog bunları incele_____ ve onaylar.\nAncak bundan sonra düğün hazırlıkları başlar.\nDüğün tarihinin seçimi de çiftin geleceği için çok önemlidir.\nAy takviminin 7.\nayının son 15 gününde evlenmek uğursuzluk getir_____.\nÇünkü o dönemde cehennemin kapısı açılır ve kayıp ruhlar serbest kalır.\nErkek tarafı kız tarafına birçok hediye verir.\nBu hediyeler arasında çay önemli bir yer tutar.\nDüğünden önce damat evlilik yatağını hazırla_____ ve üzerine portakal, fıstık ve çeşitli meyvelerden koyar.\nAilenin küçük çocukları yatağın üzerine oturur ve meyvelerle oynarlar.\nDüğünde gelin kırmızı ayakkabı giyer ve kırmızı duvak tak_____.\nDüğün Gelenekleri",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Fenerbahçe, Galatasaray",
    "sayfa": 25,
    "gerekce": "Yalın maç/takım adları, belirli kültürel pratik açıklaması olmadan alınmadı.",
    "baglam": "Im\nsIn\n(y)Iz\nsInIz\nlAr\n(?) mI\n(-) -mA(z)\nGeniş Zaman -Ir/ - Ar/ -r\nGüneş doğudan doğar, batıdan batar.\nSabahları erken kalkarım.\nİki kere iki dört eder.\nBu konuyu daha sonra konuşuruz.\nBilirim, siz asla yalan söylemezsiniz.\nFizikten ve kimyadan hiç anlamam.\nAnlamadım, tekrar eder misiniz?\nBirer dilim daha kek almaz mısınız?\nAyva reçelini çok sev_________ .\nYaz yağmurı kısa sür__________.\nÇocuklar, siz hiç yorul____________ ?\nÜşüyoruz, pencereyi kapat_________ ?\nBenimle dans et___________ ?\nÜzülme, zamanla bütün bunları unut________ .\nMerak etme, sırrını kimseye söyle__________ .\nSiz gidin, ben sonra gel________ .\nBöyle bir teklifi hiç kimse reddet__________ .\nHer zaman bu kadar açık mı konuş________ ?\nİnsan doğar, büyür ve _________ .\nAntalya’ya her gelişimde aynı otelde _______ .\nİki saate kalmaz İstanbul’a ____________ .\nSen de bizimle birlikte _______________ ?\nYeşil ışıkta geçer, kırmızıda __________ .\nİngilizce de ___________ ama hiç konuşmaz.\nBuralarda bir yerdeydi, ben şimdi __________ .\nİnsan içeri girmeden önce kapıya __________ .\nAy sonuna kadar bana biraz borç __________ ?\nİnşallah o günleri de ____________ .\n11.__________ beni başka biriyle karıştırıyorsunuz.\nBöyle bir şey yüz yılda bir kez ___________ .\nBaba, bana da dondurma _____________ ?\nbil-\nbul-\ngör-\nöl-\nvur-\ndur-\nkal-\nver-\nvar-\ngel-\nal-\nol- .\nsan-\nteklif rica emir\nArkadaşlar çay taze, birer bardak daha almaz mısınız?\nBaşım ağrıdı, artık biraz susar mısın?\nSeni seviyorum Nalan, benimle evlenir misin?\nİşten geç çıkacağım, çocukları okuldan sen alır mısın?\nÇocuklar, televizyonun sesini biraz kısar mısınız?\nFenerbahçe-Galatasaray maçına birlikte gider miyiz?\nMüdür Bey, şu son belgeyi de imzalar mısınız?",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Çocuk oyunlarındaki kız/erkek genellemeleri",
    "sayfa": 28,
    "gerekce": "Oyun adları kodlandı; cinsiyet genellemeleri araştırmanın olgusal sonucu değildir.",
    "baglam": "2.2 Biz Eskiden...\nÇocuk Oyunları\nOyun demek sadece eğlenmek, iyi vakit geçirmek değil ki!\nYani en azından eskiden böyle değildi.\nOyunlar icat eder, kurallar koyar, oyuncaklarımızın birçoğunu kendimiz üretirdik.\nOyunlarda rekabetin yanında yardımlaşmayı, paylaşmayı da öğrenir, rollerimizi benimser ve kişilik testlerinden geçerdik.\nŞarkılar, tekerlemeler uydururduk.\nUzun eşek, birdir bir, çelik çomak gibi oyunları sadece erkekler oynardı.\nÇünkü bu oyunlar güç ve dayanıklılık gerektirirdi.\nKızlar eski kumaşlardan, bebekler diker ve evcilik oynardı.\nYakan top, bezirgan başı, mendil kapmaca, körebe gibi bazı oyunları kız erkek karışık oynardık.\nBeştaş, seksek ve ip atlama gibi oyunlar kız oyunu sayılırdı ama erkek çocuklar da bu oyunları bilir ve oynardı.\nUzun eşek oyununu bir hakem ve dörder kişilik iki takımla oynardık.\nOyunculardan biri kafasını hakemin bacakları arasına koyar ve belini düz bir şekilde tutardı.\nTakım arkadaşları da onun arkasına aynı biçimde dizilirdi.\nRakip oyuncular sırasıyla onların sırtlarına atlardı.\nTakımın kaptanı eliyle bir sayı gösterip, “Eşeğim kaç yaşında?” diye sorardı.\nAlttakiler sayıyı tahmin etmeye çalışırdı.\nGünümüzde çocuklar bu tür oyunları bilmiyor ve oynamıyor.\nDünyaya bilgisayar ekranından bakıyorlar.\nBirbirlerini görmeden, dokunmadan arkadaş oluyorlar.\nO eski oyunlarla birlikte arkadaşlık, paylaşma, yardımlaşma gibi değerler de kayboluyor ne yazık ki.,\nKız oyunlarını sadece kızlar oynardı.\nÇocuklar bazı oyuncaklarını kendileri yapardı.\nSiz çocukken en çok hangi oyunları oynardınız?\nEn çok hangi oyunu severdiniz?\nBu oyunun kuralları nelerdi?\nŞimdiki çocuklar da bu oyunu oynuyor mu?",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Marlo Morgan / Bir Çift Yürek",
    "sayfa": 34,
    "gerekce": "Türkçe çeviride adı geçmesi eseri Türkiye/Türk dünyası eseri yapmaz.",
    "baglam": "B\nir Çift Yürek, Avustralya yerlileri Aborjinlerin yaklaşık 50.000 yıllık kültürünü, hayat felsefesini ve bilgeliğini anlatıyor.\nAmerikalı Yazar Marlo Morgan sizi ‘gerçek insanlar’ın dünyasına davet ediyor…\nMarlo Morgan bir süreliğine çalışmak için Avustralya’ya gider.\nAncak o sadece orada çalışmayıp yerli halkın sorunlarına da eğilir.\nBunun üzerine bir grup yerli onu toplantılarına davet eder.\nYazar bu toplantı için özenle hazırlanarak yola çıkar.\nOata adlı bir yerli ile yaklaşık dört saatlik bir çöl yolculuğu yaparlar ve sonunda eski bir barakanın önünde dururlar.\nOradaki iki kadın toplantıya katılmadan önce ona “Üzerinizdeki her şeyi çıkarın ve buna sarının.” diyerek bir kumaş parçası uzatır.\nKadınlar yazarın eşyalarını saklamayıp yakarlar.\nBu olay yazar için yeni bir hayatın başlangıcıdır.\nMorgan daha sonra kabile ile yürüyerek çölü boydan boya geçer.\nBu çetin yolculukta pek çok zorlukla mücadele etmek zorunda kalır, ama bu yolculuk sayesinde de Aborjinleri yakından tanıma fırsatı bulur.\nOnların sıra dışı hayat felsefesi yavaş yavaş yazarı da etkisi altına alır.\nMorgan’ın kitabındaki Aborjinler kendilerini “gerçek insanlar” olarak görmektedirler.\nDoğayla iç içe yaşamakta, kupkuru çölde aç ve susuz kalmamakta, en ilginci de konuşmadan birbirleriyle iletişim kurmaktadırlar.\nBu Aborjinlerin hırs, öfke, kin, nefret, saldırganlık gibi olumsuz duyguları yoktur.\nAsla yalan söylemezler, hiçbir olayı ya da kişiyi yargılamazlar.\nBatı toplumlarının aksine hiçbir nesne ve eşyaya da bağlanmazlar.\nAborjinler yazar Morgan’ı da büyük bir alçakgönüllülükle kendilerinden biri olarak görürler.\nOnun şefkat dolu öğretmeni olurlar.\nYazar tüm yolculuk boyunca kendi yaşamı ile yerlilerin yaşamını, hayata bakışını ve felsefelerini karşılaştırır.\nBu karşılaştırma sonucu da onların bilgeliklerine hayran kalır.\nYolculuklarının sonuna doğru yazar her iki toplumun kültürünü anlamakta ve içinde taşımaktadır.\nBu nedenle kabilenin şefi ona ‘Bir Çift Yürek’ ismini verir.\nÇünkü Aborjinlere göre kan ve kemik tüm insanlarda bulunur, yürek ve niyet ise her insanda farklıdır ve o artık birbirinden farklı iki yüreğe sahiptir.\nBir Çift Yürek\nAborjinler kendilerini nasıl adlandırırlar?\nOnların diğer insanlardan farkları nelerdir?\nAborjinler yazara niçin Bir Çift Yürek ismini vermiştir?\nAborjinlerde hangi olumsuz duygular yoktur?\nYazarın yeni hayatının başlangıcı nasıl bir olay ile başlamaktadır?",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Menemen yemeği / Ebru sanatı",
    "sayfa": 35,
    "gerekce": "Menemen burada ilçedir; Ebru kişi adıdır.",
    "baglam": "Bendeniz Erkan Yolaç.\nYeni bir “Evet Hayır” yarışmasıyla tekrar karşınızdayım.\nStüdyomuzdaki değerli konukları ve ekranları başındaki izleyicilerimizi ___________ hemen yarışmamıza geçelim.\nEfendim, her zamanki gibi aranızdan bir gönüllü arıyoruz.\nOrada bir el görüyorum.\nCesur bir bayan el kaldırıyor.\nMehter Marşı eşliğinde ___________ sahneye alıyoruz kendisini.\n___________ geliniz.\nEvet bu tarafa alalım sizi.\nTamam.\nHoş geldiniz hanımefendi.\nHoş bulduk Erkan Bey.\nYarışmamızın kurallarını eminim biliyorsunuz ama biz başlamadan önce kısaca hatırlatalım.\nİki dakika boyunca sorularıma “Evet” ve “Hayır” sözcüklerini kullanmadan cevap vereceksiniz.\nSözlerimi tekrar ___________, soru ___________ ya da başınızı yukarı aşağı ___________ cevap vermeyeceksiniz.\nDuydunuz zilin sesini, yarışma başladı.\nŞöyle yaklaşın yanıma.\nBiraz tanıyalım sizi.\nAdınız ne?\nEbru Gökbayrak.\nEbru Hanım nerelisiniz?\nİzmirliyim.\nİzmir’in neresinden, Foça’dan mı?\nHa..\nAyy!\nFoça’dan değil, Menemen’den.\nTamam tamam, bu sayılmaz.\nBiz bir şey duymadık.\nBirazcık daha yakına gelin.\nBana ___________ konuşun.\nHeyecanlısınız galiba?\nÇok heyecanlıyım.\nDerin bir nefes ___________ rahatlayın.\nTamam, hazırım.\nDevam edelim.\nÇok genç görünüyorsunuz, öğrenci misiniz?\nİltifatınız için teşekkür ederim, üniversiteyi beş yıl önce bitirdim.\nÇalışıyor musunuz?\nBir bankada yönetici _________çalışıyorum.\nEbru Hanım evli misiniz?\nHenüz nişanlıyım.\nDüğün yakın mı?\nYakın yakın.\nBir hafta sonra evleneceğiz.\nÇok güzel.\nDamat adayımız da burada, değil mi?\nBurada, birlikte geldik.\nDurun tahmin edeyim.\nŞu ayaktaki kilolu, takım elbiseli beyefendi mi nişanlınız?\nHayır, o değil.\nO benim ağabeyim.\nAyy...\nEbru Hanım, “Hayır” dediniz ve kaybettiniz.\nBizim yarışmamızda bu kelimeyi kullanmak yasak.\nDikkat edin, nikâh masasında da söylemeyin sakın!\nEbru Hanımı ___________ İzmir Marşı eşliğinde yerine göndermeden önce düğün hediyesi ___________ kendisine bir mutfak robotu veriyoruz.\nBizi ___________ yarışmamıza katıldınız.\nÇok teşekkür ediyoruz.\nEvet, yarışmamız devam ediyor.\nCesur bir bey oradan el kaldırıyor...\nol-\nalkışla-\net-\nbak-\nol-\nal-\nkır-\nkoş-\nselamla-\nsalla-\nsor-\nkutla-\nEvet-Hayır\nErkan Yolaç:\nYarışmacı:\nErkan Yolaç:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nYarışmacı:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:\nErkan Yolaç:",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Köpek (genel)",
    "sayfa": 37,
    "gerekce": "Yalnız Sivas kangalı seçildi; genel hayvan adı alınmadı.",
    "baglam": "Kangal köpeği karşısındaki kişinin niyetini anlar.\nDişi Kangal köpekleri erkeklerden daha hızlı koşar.\nSivas Kangalı saf bir ırktır.\nSürüyü çoban değil, Kangal güder.\nKangal köpekleri arasında hiyerarşik bir düzen bulunur.\nKangal köpeği, adını nereden alır?\nKangal köpeklerinin gebelik süresi\nKangal köpeklerine dair efsaneler\nDişi ve erkek Kangal köpekleri\narasındaki fiziksel farklılıklar.\nKangalın kafası vücuduna göre epey _______ ve küt bir yapıya sahiptir.\nGöz çukurları da belirgindir.\nAlnı _______, kulakları sarkık ve ____________ biçimindedir.\nGenel vücut rengi kirli sarı, _____________ veya kahverengi tonlarına yakındır.\nKangalların kulak, ______________ ve burun kısımları siyahtır.\nBu nedenle ona ‘Karabaş’ da derler.\nÇenesi çok güçlüdür.\nTüyleri _________ ve iki kattır.\ndüz\niri\nağız\nüçgen\ngri\nkısa .\nKangal Köpeği\nAşağıdakilerden hangisi kangal köpeklerinin özelliklerinden değildir?\na) Duygusaldır b) Kıskançtır.\nc) Sadıktır.\nd) Koruyucudur.\nAşağıdakilerden hangisi doğrudur?\na) Yavru Kangal köpeği, bir yaşına kadar annesinden ayrılmaz.\nb) Kangal köpeği saldırgan bir türdür.\nc) Kangal köpeği insanlardan uzak durur.\nd) sürüye dişi köpek öncülük eder.",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Perili Ev",
    "sayfa": 39,
    "gerekce": "Yapım kimliği bu başlıktan kesinleştirilemedi; Türkiye filmi olduğu varsayılmadı.",
    "baglam": "Pandomim\nPandomim, sözsüz tiyatro oyunu demektir.\nSanatçı herhangi bir temayı, olayı, eşyayı, yeri kısacası herhangi bir şeyi konuşmadan sadece vücut hareketleri ve mimiklerle anlatır.\nPeki, bunu gruplar arası bir oyuna çevirmeye ne dersiniz?\nKurallar basit:\nGrup ikiye bölünür.\nHer grup kendi içinden bir anlatıcı seçer.\nGruplardan biri, bir kağıda bir tamlama yazar ve diğer grubun anlatıcısına verir.\nBu tamlama, sıradan bir isim tamlaması da olur film ismi de.\nÖrneğin: Tamlama Arının iğnesi Kitabın kapağındaki resim Bardaktaki çayın rengi\nAman dikkat, tamalamanın içinde özel isim olmasın.\nAnlatıcılar sınırlı süre içinde bu kağıttaki tamlamayı kendi grubuna anlatmaya çalışırlar, ama konuşmadan sadece vücut hareketleri ve mimiklerle.\nEl işaretlerini kullanarak “kaç kelime, film adı ise yerli mi yabancı mı, ek gerekiyor mu, eş anlamlısı/zıt anlamlısı vs.” gibi bunlar hakkında bilgiler verir.\nÇok bilen grup kazanır.\nMaskeli Beşler\nPerili Ev\nBeyaz Melek\nÇöl Testi\nÇöldesiniz ve yanınızda aşağıdaki hayvanlar var: Aslan, inek, at, koyun ve maymun.\nÇölden kurtulabilmek için yanınızdaki hayvanları sırasıyla bırakmanız gerekiyor.\nİlk olarak hangisini bırakırsınız?\nGeriye 4 hayvan kaldı.\nÇöl ateş gibi yakıyor!\nKilometrelerce uzanıyor.\nUfukta kumdan başka hiçbir şey görünmüyor.\nYanınızdaki hayvanlar susuzluktan ve yorgunluktan halsiz düştü.\nBu yüzden sizi de yavaşlatıyorlar.\nBir başka hayvanı daha bırakmanız gerekiyor.\nHangisini bırakırsınız?\nGeriye 3 hayvan kaldı.\nYürüdünüz, yürüdünüz...\nSıcaktan kavruluyorsunuz.\nBir hayvan daha bırakmaktan başka çareniz yok.\nHangisinden vazgeçersiniz?\nGeride 2 hayvan kaldı.\nUzun ve sıcak bir yürüyüşten sonra ilerde çölün sonunu görebiliyorsunuz.\nFakat ne yazık ki çölden sadece bir hayvan ile çıkabilirsiniz.\nHangisini bırakıp hangisini yanınıza alırsınız?\nYanınızdaki hayvan sizin bu hayattaki önceliğinizi gösteriyor.\nBu öncelik ne mi?\nHaydi sonuçları öğrenelim!",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Marco Polo, İbni Batuta, Kubilay Han",
    "sayfa": 50,
    "gerekce": "Bu sayfada Türk dünyası ortak kültür ilişkisi ayrıca kurulmadı.",
    "baglam": "Üç gezgin de yolculukları sırasında esir düşmüştür.\nMarco Polo anılarını cezaevindeyken yazmıştır.\nEvliya Çelebi birçok savaşa katılmıştır.\n14. yüzyılda İstanbul Doğu Roma’nın başkentidir.\nMarco Polo\nİbni Batuta\nEvliya Çelebi\nÇin’e hiç gitmemiştir.\nİlk yolculuğunu Mekke’ye yapmıştır.\nKubilay Han’ın hizmetinde çalışmıştır.\nEğitimini sarayda tamamlamıştır.\n14. yüzyılda yaşamıştır.\nÖnce İstanbul’u gezmiştir.\nBabası da ünlü bir gezgindir.\nKitabı 19. yüzyılda önem kazanmıştır.\nDoğu’nun Gezginleri\nOff ya!\nArabanın anahtarını bulamıyorum.\n________ cebindedir ______ çantanda.\nİyice bak.\nBaktım maalesef.\nİkisinde de yok.\n_____ restorana _____ toplantıya benim arabamla gittik.\nBuraya da benim arabamla geldik.\nHaklısın, ______ ofiste unuttum.\nSekreteri arayıp sorayım.\nAlo Bihter Hanım, merhaba.\nMerhaba Haldun Bey.\nSizden bir ricam var.\nArabamın anahtarını kaybettim.\nMasamın üstüne ve çekmecelere bir bakar mısınız?\nAcaba orada mı anahtarım?\nTabiî.\nHemen bakıyorum…\nMaalesef.\n_______ masanın üstünde ______ çekmecelerde anahtar var.\nTüh yaa, nerede unuttum ben bu anahtarı.\nHaldun Bey, galiba siz onu sabahleyin park görevlisine vermiştiniz.\nHatırladınız mı?\nAa, tabiî ya!\nŞimdi hatırladım.\nÇok teşekkür ederim.\nGörüşürüz.\nRica ederim Haldun Bey.\nGörüşürüz.\nAnahtar Nerede?\nHaldun:\nHaldun:\nHaldun:\nHaldun:\nHaldun:\nHaldun:\nHaldun:\nCüneyt:\nCüneyt:\nBihter:\nBihter:\nBihter:\nBihter:\nBihter:",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Başlamak bitirmenin yarısıdır",
    "sayfa": 57,
    "gerekce": "Kaynak/kültürel aidiyet teyidi yeterli değil; genel özlü söz kodlanmadı.",
    "baglam": "Adlaştırma\nmA / -mAk / -Iş + ad durum eki\nSigara içmek sağlığa zararlıdır.\nBilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.\nYüzme, en zor ama aynı zamanda en yararlı sporlardan biridir.\nO bakışı hayatım boyunca unutmayacağım.\nSpor yapmaya kaç yaşında başladınız.\nBeklemekten de bekletmekten de hiç hoşlanmam.\nSon anda bu yarışa katılmamaya karar verdi.\nİtalyanca öğrenmeyi çok istiyordum ama olmadı.\nFiil + -mAk + tAn Fiil + -mAk + tA\nFiil + -mA + yA Fiil + mA + yI\nFiil + Iş + tAn Fiil + Iş + A Fiil + Iş + I\nSpor yap_________, yaşlan_________ durdurmaz ama yavaşlatabilir.\nKoşu sırasında ağzından değil, burnundan nefes al___________ çalış.\nBaşla__________ bitir_____________ yarısıdır derler.\nHer sabah eşiyle birlikte yürü_________ çıkıyor.\nÇocukken futbolcu ol_________ çok isitiyordum.\nSağ gösterip sol vurmak bir boks deyimidir.\nKar yağ______ devam ediyor, tırman________ erteleyebiliriz.\nHaltercimiz son hakkında 190 kilo kaldır___________ deneyecek.\nTekvando bir savun_________ sporudur.\nSpor yap_________ maç seyret__________ tercih ederim.\nAta bin_________ daha zevkli ne var?\nHer iki sporcu da çok yoruldu, ayakta dur________ bile zorluk çekiyorlar.\nÖnce ayakta dur________ sonra kay________, hızınızı kontrol et________ ve son olarak düş_________ öğreneceksiniz.\nKısa mesafe yarışlarında çık_________ hızı çok önemlidir.\nTribünde bağıra çağıra maç izle_________ büyük zevk alıyorduk.\nOlimpiyatlarda madalya kazan__________ kim istemez.\nKaç sporcu 100 metreyi 10 saniyenin altında ____________ başarmış?\na) koşmak b) koşma\nc) koşmayı d) koşmaya\nBasketolda topu yere vurmadan\n____________ kurallara aykırıdır.\na) taşımak b) taşımamak\nc) taşımayı d) taşımaya\nBitiş çizgisindeki heyecanlı ________________ sürüyor.\na) beklemek b) bekleme\nc) bekleyiş d) beklemeye\nTopu rakibinin sağından atıp solundan ______________ denedi ama başaramadı.\na) geçmek b) geçmeden\nc) geçmeye d) geçmeyi\nSatranç _____________ babamdan öğrendim ama onu ______________ henüz başaramadım.\na) oynamayı/yenmeye b) oynamak/yenmeyi\nc) oynamayı/yenmeyi d) oynamaya/yenmeyi\nMaalesef bu tip ______________ sporun güzelliğine gölge düşürüyor.\na) davranmak b) davranma\nc) davranışlar d) davranmalar",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Pele — Cep Herkülü eşleşmesi",
    "sayfa": 62,
    "gerekce": "PDF metin sırası iki sütunu yan yana getiriyor; öğrenci eşleştirmesi yapılmış varsayılmadı.",
    "baglam": "Nijeryalılar Pele’nin maçını izlemek için iç savaşa iki gün ara verdiler.\nMuhammed Ali “Dünya Boks Şampiyonu” olduktan sonra Müslüman olmuştur.\nNaim Süleymanoğlu 1967’de Türkiye’de doğmuştur.\nNadya Komaneçi’nin rekorlarını kırmak artık mümkün değildir.\nNadya Komaneçi’nin jimnastiğe başlama yaşı\nPele’nin kariyerindeki siyasî görevi\nMuhammed Ali’nin Joe Fraizer’e yenilmesinin sebebi\nNaim Süleymanoğlunun tarihe geçme sebebi.\nPele\n“Cep Herkülü”\nMuhammed Ali\n“10 tam puan”\nNaim Süleymanoğlu\n“gol kralı”\nNadya Komaneçi\n“Asrın Maçı”\nPele, oyundan _________________ 15 dakika sonra hakemin izin ______________ oyuna geri dönmüştür.\nVietnam Savaşı'na gitmeyi _____________ Muhammed Ali’nin 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezası almasına neden olmuştu.\n1988 Seul Olimpiyatları'na Türkiye adına ________________ için gerekli izinler alındı ve Naim Süleymanoğlu bu olimpiyatlarda 6 dünya, 9 olimpiyat rekoru kırdı.\nNadya Komaneçi’nin jimnastiğin popüler bir spor ____________ çok büyük katkıları vardır.\nSporun Efsaneleri",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Judo",
    "sayfa": 64,
    "gerekce": "Japonya bağlamı; genel spor kültürü Türk dünyası kültürü sayılmaz.",
    "baglam": "4.3 Kazanmanın ve Kaybetmenin Ötesinde\n10 yaşındaki bir çocuğun en büyük hayali günün birinde çok iyi bir judocu olmaktır.\nFakat talihsiz bir kaza sonucu çocuk sol kolunu tamamen kaybeder.\nHem çocuk hem de ailesi yıkılır.\nAma yine de çocuğun hayata küsmemesi için Japonya’nın en ünlü judo hocalarından birine giderek durumu anlatırlar.\nHoca “Hiç vakit kaybetmeden çocuğu getirin.” der.\nErtesi gün baba oğul hocanın yanına giderler.\nHoca çocuğa bir hareket öğretir.\nVe ona “Bir hafta boyunca bu harekete çalış.” der.\nÇocuk bir hafta gece gündüz bu harekete çalışır.\nArtık bu hareketi çok hızlı bir şekilde yapmaktadır.\nHafta sonunda çocuk yeni bir hareket öğrenme umuduyla hocasının yanına gider, ancak hocası ona “Bu hareketi en iyi şekilde yapmadan sana yeni bir hareket göstermeyeceğim.” der.\nBir müddet sonra çocuk bu hareketi gerçekten iyi yapmaya başlar.\nBir gün hocası çocuğu yanına çağırıp “Artık turnuvaya katılma zamanın geldi.\nHiç korkma.\nSadece o hareketi yap.” der.\nZaman geçer ve turnuva günü gelir.\nÇocuk umutsuz ve üzgündür.\n“Bu kadar iyi hem de iki kollu judocular arasında hiç şansım yok.” diye düşünmektedir.\nAncak yanılır.\nBirinci tur ikinci tur derken çocuk rakiplerini bir bir yenerek finale kalır.\nŞaşkın ve bir o kadar da mutludur.\nKendi başarısına kendi de akıl sır erdirememiştir.\nFinalde karşısındaki kişi o bölgenin en iyi judocusudur.\nHoca karşılaşma öncesinde çocuğa “Evlat, sen bu harekette en iyisisin.\nBaşaracaksın, sadece kendine güven.” der.\nHocasının bu sözleriyle çocuk bu tek hareketini rakibine şimşek hızıyla uygular.\nRakip yere düşer.\nVe bir daha kalkamaz.\nBir mucize gerçekleşmiş ve çocuk şampiyon olmuştur.\nSevinçle hocasına koşar ve “Hocam inanamıyorum hâlâ, ben nasıl oldu da şampiyon oldum.” der.\nHocası, “Bu zaferin iki sırrı var, oğlum.\nBirincisi, sen 10 yıl boyunca sadece bir harekete çalıştın.\nArtık dünyada bu hareketi senden daha iyi hiç kimse bilmiyor.\nİkincisi, bu harekete karşı koymak için, senin sol kolunu tutmak gerekiyor.\nŞimdi anladın mı?”\nBazen eksikliklerimiz avantajımız olabilir.\nEksikliklerimize üzülmek çözüm değil, önümüzdeki engelleri aşmak için çalışmak ve sabırlı olmak gerek.\nAzmin Zaferi\nJudo hocası “Hiç vakit kaybetmeden çocuğu getirin.” der.\nJudo hocası hiç vakit kaybetmeden çocuğu getirmelerini ister.\nHoca çocuğa: “Bir hafta boyunca bu harekete çalış.” der.\nBir gün hoca çocuğa “Hiç korkma.\nSadece o hareketi yap.” der.\nHoca çocuğa “Kendine güven.” der.",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Sevcan Orhan (sanatçı)",
    "sayfa": 65,
    "gerekce": "Sevcan, Orhan’a söz söylüyor. İki ayrı alıştırma kişisi sanatçı adı olarak birleştirilemez.",
    "baglam": "Dolaylı Anlatım\nmA + iyelik eki + belirtme durumu ek\nDoktor hastaya ilaçlarını düzenli kullanmasını söylemiş.\nÖğretmen Ferhat’a bir daha derse geç kalmamasını söyledi.\nMüşteri garsondan su getirmesini istedi.\nAdam park görevlisinden arabasını getirmesini rica etti.\nKomutan askerlerine sağa dönmelerini emretti.\nKütüphane memuru bize bakarak “Sessiz olun.” dedi.\nAnnesi Fatma’ ya “Sofrayı topla, sonra da bulaşıkları yıka.” demiş.\nSevcan Orhan’a “Haydi bizim için bir şarkı söyle.” dedi.\nPolis görgü tanıklarına “Lütfen, bize olayın detaylarını anlatın.” dedi.\nKütüphane memuru öğrencileri “Lütfen, gürültü yapmayın.” diye uyardı.\nUzmanlar yazın öğle saatlerinde güneşe çıkmamamızı _______________.\nSatıcı turistlerden dükkandaki antika eşyalara dokunmamalarını _____________.\nApartman yöneticisi bahçenin daha temiz tutulması konusunda apartman sakinlerini kibarca ________________.\nYapımcı oyuncuların dizinin finali hakkında açıklama yapmalarını ________________.\nuyar-\nöner-\nyasakla-\nrica et-\nTopu getir.\nÇocuk köpekten topu getirmesini istiyor.\nLütfen artık evlilik teklifimi kabul et.\nArkadaşlar gülümseyin.\nBiraz daha yaklaş kızım.",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Buzkaşi",
    "sayfa": 66,
    "gerekce": "Atlı oyun etiketi var; bu ad için araştırmanın üç kültür coğrafyası kodundan birini kesinleştirecek bağımsız bağ bu turda yeterince doğrulanamadı. İnceleme adayı olarak tutuldu.",
    "baglam": "Ata Mirasımız: Atlı Sporlar\nKökbörü\nÇevgan\nBuzkaşi\nCirit\nYarımşar saatlik iki ya da üç devreden oluşur.\nOyuncunun attan düşmesi takımına puan kaybettirir.\n“The Horseman” filmine konu olmuştur.\nİngilizlerin polo oyununun atası sayılır.\nKale ya da kale gibi bir yer bulunmamaktadır.\nOyunun oynanma şekli bölgeden bölgeye değişebilir.\nCiritlerin mızraktan farkı\nHer iki takımdan birer kişi\n“Buzkaşi” oyununda atlı buzağıyla bayrağa ulaşıp\nEski kaynaklardaki “At Türk’ün kanadıdır.” sözü Türkler için\nKökbörü oyununun diğer adı\n“Çevgan”\ndeğnekleriyle topu kendi kalelerine atmaya çalışırlar.\nuzun, ucu eğri sopanın adıdır.\nçapının daha ince olmasıdır.\netrafında tur atarak puan kazanır.\natın önemini anlatır.\n“Oğlak Kapmaca”dır.\nNesil\nMeşhur\nKabiliyet\nMüsabaka\nyarışma\nyetenek\nkuşak\nünlü",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "At Türk’ün kanadıdır",
    "sayfa": 66,
    "gerekce": "Kitapta açık Türk bağlantısı var; tam atasözü tanığı parçalı eşleştirmede ve ortaklık dış teyidi tamamlanmadı. İnceleme adayı.",
    "baglam": "Ata Mirasımız: Atlı Sporlar\nKökbörü\nÇevgan\nBuzkaşi\nCirit\nYarımşar saatlik iki ya da üç devreden oluşur.\nOyuncunun attan düşmesi takımına puan kaybettirir.\n“The Horseman” filmine konu olmuştur.\nİngilizlerin polo oyununun atası sayılır.\nKale ya da kale gibi bir yer bulunmamaktadır.\nOyunun oynanma şekli bölgeden bölgeye değişebilir.\nCiritlerin mızraktan farkı\nHer iki takımdan birer kişi\n“Buzkaşi” oyununda atlı buzağıyla bayrağa ulaşıp\nEski kaynaklardaki “At Türk’ün kanadıdır.” sözü Türkler için\nKökbörü oyununun diğer adı\n“Çevgan”\ndeğnekleriyle topu kendi kalelerine atmaya çalışırlar.\nuzun, ucu eğri sopanın adıdır.\nçapının daha ince olmasıdır.\netrafında tur atarak puan kazanır.\natın önemini anlatır.\n“Oğlak Kapmaca”dır.\nNesil\nMeşhur\nKabiliyet\nMüsabaka\nyarışma\nyetenek\nkuşak\nünlü",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Başı sallayarak hayır deme",
    "sayfa": 80,
    "gerekce": "Metin Türk toplumlarından söz etse de küresel jestin ayırt edici biçimi ve bağımsız kültür teyidi yeterli görülmedi; genel beden dili kodlamaya genişletilmedi.",
    "baglam": "5.3 Kendimizi Tanıyalım\nBeden dili insanın duygu ve düşüncelerinin aynasıdır.\nÇoğu zaman elimizde olmadan jest ve mimiklerimiz aracılığıyla bir kişi ya da konu hakkındaki gerçek tavrımızı ele veririz.\nBaşta gözlerimiz olmak üzere ellerimiz, ayaklarımız, başımız ve hatta dudaklarımız bizden habersiz dış dünyayla sürekli iletişim hâlindedir.\nKimi zaman da bilinçli olarak çevremizdekileri etkilemek, onlarda iyi bir izlenim bırakmak için beden dilimizi kullanırız.\nBir araştırmaya göre insanlar arası iletişimde kelimeler % 7, konuşma tarzı % 38, beden dili ise % 55 oranda etkilidir.\nBu sonuç, beden dilini doğru kullanmanın önemini açıkça ortaya koymaktadır.\nBir kişinin o anki ruh hâlini ya da bizim hakkımızdaki düşüncelerini okuyabilmemiz onun hareketlerindeki örtülü mesajı anlamamıza bağlı.\nPeki, karşımızdaki kişiye farkında olmadan hangi mesajları veriyoruz?\nMesela,\nElleri belinde biri mutlaka kavga etmeye hazırdır.\nBöyle birinden uzak durmanızda fayda var.\nKarşınızdaki kişi bacak bacak üstüne atıp üstteki bacağını mı sallıyor?\nEmin olun, arkadaşınız şu anda çok sıkılıyor ama size söylemiyor.\nBunun gibi başını iki elinin arasına alma, gözleri aşağıya doğru bakma da sıkılmanın göstergesidir.\nKarşınızdaki kişi konuşma esnasında sık sık ellerini açıp avuç içlerini göstererek mi konuşuyor?\nOna güvenin, çünkü doğruları söylüyor.\nKişinin başını hafifçe arkaya doğru eğmesi kibrini gösterir.\nÇünkü başı arkaya doğru eğmek burnun havaya kalkmasına sebep olur.\nBurnu havada ve tepeden bakmak tabirleri de başın bu hareketinden ortaya çıkmıştır.\nBeden dili genel olarak evrenseldir, ancak bazı hareketler toplumdan topluma, kültürden kültüre, zamandan zamana, mekândan mekâna, hatta insandan insana farklılıklar gösterebilmektedir.\nÖrneğin, başını sağa sola sallamak Türk toplumlarında ‘hayır’ anlamına gelir, ancak bazı toplumlarda bu hareket ‘evet’ anlamındadır.\nBeden Dili\nBeden dilini sadece gerekli durumlarda kullanırız.\nİletişimde kelimeler beden dilinden daha önemlidir.\nBeden dili kültürden kültüre değişebilir.\nBeden dilinde ayakların bir işlevi yoktur.\nSadece sizin kültürünüze ait hareket, jest ve mimikler var mı?",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Gümüş, kemer, kuşak; kur/uçkur seçenekleri",
    "sayfa": 94,
    "gerekce": "Genel malzeme/aksesuar adları ve tamamlanmamış tarihî ad eşleştirmesi ayrı kültürel unsur sayılmadı.",
    "baglam": "Türk giysileri sıcak bölgelerde dar ve ince, soğuk yerlerde bol ve kalın olmaktadır.\nTürk kadınlarının üç eteği yaygın olarak kullanmalarının bir nedeni de ata binişte kolaylık sağlamasıdır.\nDünyada makinelerle seri giyim üretimi\nYüzyıldan itibaren başlamıştır.\nTürkler gümüşü bir takı hammaddesi olarak kullanmazlar.\nGünümüzde Türkler geleneksel giysileri hangi toplumsal olaylarda giyiyorlar?\nEl dokumasının azalmasının nedeni?\nKırgız giysilerindeki desenler ve motiflere örnekler\nTürkmenistan’daki giyim gelenekleri hakkında özel bilgi\n1.Türkçede giysiler hangi özelliklerine göre ad almazlar?\na) kumaşına göre b) terzisine göre\nc) dikimine göre d) biçimine göre\nAşağıdakilerden hangisi eski Türk giysilerinin asıl hammaddelerinden biri değildir?\na) kıl b) yün c) deri d) bitki lifi\nAşağıdakilerden hangisi “kemer” adlı takının en eski adıdır?\na) kuşak b) bel bağı c) kur d) uçkur\nel halhal\nboyun yüzük\nkulak kuşak\nayak inci kolye\nbel küpe\nÜlke Ülke Türk Giyim Kültürü\nDoğru Yanlış 1.",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Moğol giysileri, kandura, hanbok, Kızılderili giysileri; Orta Asya",
    "sayfa": 96,
    "gerekce": "Başka kültürlerin giysileri. Bu sayfadaki Orta Asya ifadesi Türk ortak kültürü bağlamında değildir.",
    "baglam": "6.3 Giyim Kültürü\nGeleneksel Kıyafetler\nArap erkekleri günlük hayatlarında baştan ayağa uzun ve genellikle beyaz ya da açık renkli bir kıyafet giyerler.\nBu kıyafetin adı farklı Arap ülkelerinde “kandura, savb, dişdaşa” şeklindedir.\nArap erkekleri başlık olarak ________ ya da pamuktan beyaz bir baş örtüsü kullanırken ayak giyiminde terliği tercih ederler.\nGeleneksel Moğol kıyafetleri Orta Asya’daki iklim koşullarına uygundur.\nCinsiyete, mevsime, toplumsal statüye göre farklı ________ bulunmaktadır.\nErkekler kıyafet seçiminde ________, basit renk ve desenleri tercih ederken kadın kıyafetleri daha ________ ve renklidir.\nMoğol kıyafetleri çoğunlukla pamuk, yün ve ipektendir.\nKorelilerin millî ________ “hanbok” antik zamanlardan beri Kore kültürünün önemli bir parçasıdır.\nHanbok genel olarak bir gömlek ve bir etekten oluşur.\nErkek kıyafetinde başta bir şapka vardır.\nKadın kıyafeti daha zarif ve ________ desenlere sahiptir.\nBeyaz renk saflık ve asaleti simgeler bu yüzden tüm kıyafetlede ortak renktir.\nKoreliler hanboku yalnızca düğün, kutlama gibi etkinliklere giderken giyerler.\nKızılderililerin ________ kültürünü bölgesel şartlar ve kabilelerin inançları etkilemiştir.\nBütün Kızılderili kabileleri doğayla iç içe yaşarlar.\nBu nedenle kıyafetlerini de genellikle deri, bitki lifi, tüy, saç ve diş gibi ________ üretirler.\nmaddelerden\nsüslü\nparlak\nsadeliği\nkıyafetler\ngiysisi\nipek\ngiyim kuşam",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Ana kokusu çiçeği",
    "sayfa": 98,
    "gerekce": "Yanlış/doğru sorusundaki önerme; metindeki nesne kolyedir.",
    "baglam": "Anadolu’da Giyim Kuşam\nRuhiye Mine Kayra emekli öğretmen.\n80’ini çoktan aşmış.\nÖğretmenliğin dışında turist rehberliği de yapmış vaktiyle.\nAnadolu şehirlerini karış karış gezerken oyuncak bebek örnekleri toplamış.\nArtık büyük bir koleksiyona sahip.\nBirkaç yıldır bir huzur evinde kalıyor ve oyuncak bebeklerine giydirmek için geleneksel Türk kıyafetleri hazırlıyor.\nKöylere gidip geleneksel kıyafetleri inceliyor.\nDaha sonra bu elbiselerin minicik örneklerini hazırlayıp bebeklerine giydiriyor.\nBu elbiselerdeki renklerin ve işlemelerin her biri farklı bir yöreyi temsil ediyor.\nRuhiye Hanım, başta kadın giysileri olmak üzere Anadolu giyim kültürü zenginliğine dikkat çekiyor: “Ankara seğmenlerinin çorapları tiftik yünündendir.\nSeğmenin ayrıca gömleği, cepkeni, camedanı, belinde kütüklüğü, gümüş sallaması vardır.\nKaradeniz kadının ayağında mutlaka yün çorap vardır.\nNemli bir bölgede yaşıyor çünkü.\nAyağında çarık vardır.\nElbiselerinde işleme yoktur.\nÇünkü işleme yapmak için vakti yoktur.”\nKayra Anadolu giyim kültürünün inceliklerine değinirken heyecanını yenemiyor: “ Anadolu insanının giyimleri çok pratik ve sağlıklıdır.\nPamuklu, yünlü elbiseler giyiyorlar.\nHer giysinin bir işlevi var.\nMesela “ana kokusu” diye bir kolye var.\nKadınlar doğum yaptıktan sonra takıyor.\nAnne bir işe gidecekken bu kolyeyi başkasına bırakıyor.\nO da bebeğe bakarken bunu takıyor.\nBöylece bebek annesini sürekli yanında hissediyor.”\nturkhayat.com sitesinden alınıp uyarlanmıştır.\nRuhiye Hanım Anadolu şehirlerini gezerken bebek kıyafetleri toplamış.\nAnadolu’da ‘ana kokusu’ adlı bir çiçek yetişiyor.\nKaradeniz kadını çok çalışır bu yüzden işleme yapmak için vakit bulamaz.\nRuhiye Hanım geleneksel kıyafetleri incelemek için köyleri geziyor.\nÜlkenize ait geleneksel bir kıyafeti tanıtınız.\nNeden yapılır?\nNerede giyilir?\nGünlük hayatta kullanılır mı yoksa sadece özel günlerde mi giyilir?",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Aile yadigârı yüzük",
    "sayfa": 99,
    "gerekce": "Bu tanıkta belirli Türkiye/Türk dünyası uygulaması gösterilmiyor.",
    "baglam": "Aslında bu sorunun cevabını az çok hepimiz biliyoruz: Güzel görünmek için.\nZamanla millî kıyafetlerimizden uzaklaşıp benzer şekilde giyiniyor gibi görünsek de biz kadınlar farkımızı aksesuarlarda özellikle de takılarımızda göstermek isteriz.\nTakılar bizim için detaydır.\nVe özgünlüğümüzü bu detaylara gizlemeyi severiz.\nBir anlamda onlar bizim kendimizi ifade etme biçimimizdir.\nGünümüzde takılar sadece kadınların değil, erkeklerin de ilgi alanına girdi artık.\nAslında bu tarih boyunca da böyleydi ama pek bilinmiyordu.\nErkekler kadınlar gibi sadece güzel görünmek için değil, farklı amaçlar için de takıları kullanıyordu.\nMesela, eski çağlarda denizciler uzun seferlerinden dönmemeleri ihtimali üzerine kulaklarına küpe takarlarmış.\nBir denizci bir kazada öldü ve cesedini de buldular diyelim.\nCenaze masraflarını karşılamak için kulaklarındaki küpeyi alıp kullanırlarmış.\nGüzellik ya da işlevsellik kadar maneviyat da insanların takı takmasına sebep olmuştur her zaman.\nHiç unutmam, annem kendi annesinden kalan yeşil taşlı yüzüğü aynı duygularla düğünümüzde bana takmış, benden de bir gün kızıma emanet etmemi istemişti.\nYa da babamın dede yadigârı köstekli saatini hâlâ cebinde taşıması maneviyattan değil de nedendir?\nManeviyat gibi maddiyat da takılarda kendini göstermiştir.\nKadın-erkek ayırmaksızın zenginliğin ve gücün göstergesi olarak yüzyıllar boyu kralların, padişahların, hanların, sultanların ya da zenginlerin ellerinin kollarının altınlarla, elmastan mücevherlerle dolu olmasını başka ne ile açıklayabilirsiniz ki?\nBir de inanışlar var tabii.\nÖrneğin; kültürümüzün önemli simgelerinden nazar boncukları…\nKem gözlerden, kazadan beladan korunmak için takılmış tarih boyunca.\nŞimdilerde ise daha çok güzel ve estetik bir takı olarak çeşitli şekillerde raflarda karşımıza çıkıyor.\nCoğrafyalara, milletlere, kültürlere, inanışlara göre binlerce şekli, rengi ve dokusu var takıların.\nKimi altından kimi gümüşten...\nKimisi ahşaptan kimisi değerli taşlardan…\nBazılarının eşi benzeri yok, bazıları ciklet fiyatına.\nGörünüşleri ve takma sebepleri ne olursa olsun onlar bizim hayatımızın önemli parçalarından ve öyle olmaya da devam edecekler.\nMetin yazarının cinsiyeti\nNazar boncuğunun asıl amacı\nTakıların ilk ortaya çıkışı\nManeviyatın takı takmaya etkisi\nTakı takmayı seviyor musunuz?\nSizce takılar kişinin karakteri hakkında ipucu verebilir mi?\nSizin kültürünüzde kadınlar ve erkekler ne tür takılar kullanıyorlar?\nBunların herhangi bir anlamı var mıdır?\nNeden Takı Takarız?",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Bere, sambrero, kovboy şapkası",
    "sayfa": 101,
    "gerekce": "Kitap bunları Fransa, Meksika ve ABD ile ilişkilendiriyor.",
    "baglam": "Aslında bir şapka insanlar ve kültürler konusunda anahtar rol oynayabilir.\nHer ülke kendine özgü bir şapka kültürüne sahiptir.\nŞapkaların tasarımı, desenleri ve renkleri yalnızca o ülke ve kültür hakkında bilgi vermez, aynı zamanda insanların karakteristik özelliklerini de yansıtır.\nBu nedenle bir kimsenin şapka tercihine bakarak onun ülkesi, hayat tarzı, moda anlayışı ya da gönlündeki futbol takımı hakkında da bilgi sahibi oluruz.\nGelin, çeşitli ülkelerdeki şapka türlerine bir göz atalım.\nKovboy şapkasının yaratıcısı Amerikalı John Batterson Stetson’dur.\nRivayete göre Stetson, bir av sırasında sıcak, yağmur, rüzgâr gibi olumsuz hava şartlarından korunmak için keçeden bir şapka yapmaya karar verir.\nBu şapkayı daha sonra 5 dolar karşılığında satar.\nŞehre döndükten sonra daha fazla şapka üretir.\nKısa zamanda bu büyük şapka tüm kovboylar arasında popüler olur.\nBerenin tarihi çok daha eskilere gider fakat anavatanı olarak Fransa kabul edilir.\nBu başlık Fransız giyim kültürünün önemli simgelerinden biridir.\nBere hem kadınlar hem de erkekler arasında popülerdir.\nBere giyimi zamanla günlük hayatın dışına da çıkmış, özellikle birinci ve ikinci dünya savaşlarından sonra birçok ülkede askerî üniformaların da vazgeçilmez bir parçası olmuştur.\nTepesi düz, genellikle kırmızı ve püsküllü bir şapkadır.\nAnavatanı antik Fas şehridir.\nOsmanlı döneminde kısa bir süre Türkler de kullanmışlardır bu yüzden Avrupalılar fesi Türk şapkası olarak bilirler.\nOysa geleneksel Türk şapkaları börk ve kalpaktır.\nMeksika’nın en ünlü simgelerinden biridir.\nİspanyolca sambro “gölge” sözcüğünden gelir.\nKüçük bir şemsiyeye benzer.\nÇevresi kovboy şapkasından daha geniş ve üstü ise daha uzundur.\nGünümüzde geleneksel müzik grupları ve dansçılar sambrero giymeye devam etmektedir.\nKovboy şapkası sert iklim şartlarından korunmak için üretilmiştir.\nFes Osmanlı İmparatorluğu zamanında ortaya çıkmıştır.\nBere sadece askerî amaçla kullanılmıştır.\nSambrero adının anlamı\nBerenin tarihçesi\nFes günümüzde hangi ülkelerde kullanılıyor?\nKovboy şapkasının biçim özellikleri\nKovboy Şapkası\nBere\nFes\nSambrero\nDoğru Yanlış Var Yok\nŞapka Kültürü",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Levi Strauss, James Dean, Devlerin Aşkı; genel denim",
    "sayfa": 103,
    "gerekce": "Türkiye ile ilişki yalnız Muhteşem Kot ve markanın Türkiye’de adlaşmasıdır.",
    "baglam": "popüler kültürün bir simgesi hâline gelir.\nÖzellikle düzene karşı, isyancı gençler bu pantolonu giymiş bu nedenle birçok restoran ve tiyatro gibi yerler kot pantolonluları içeri almamıştır.\nYine 1950’lerde aktör James Dean “Devlerin Aşkı” filminde kot giyerek farklı bir imaj sergilemiş ve dikkat çekmiştir.\nPek çok genç bu tarzı kopyalayıp resmiyete karşı bir trend oluşturmuştur bu yüzden Amerikan okullarında kot giymek yasaklanmıştır.\nKot pantolonun dünyada ve Türkiye’de popüler olması hemen hemen aynı zaman dilimlerine denk gelmektedir.\nOrijinal adı “blue jean” olan “kot” aslında Türkiye’de yerli bir markanın adıdır.\nBu kelimenin yaratıcısı Muhteşem Kot adlı bir tüccardır.\n1940’lı yılların sonunda Avrupa’dayken Muhteşem Kot’un eline bir blue-jean geçer.\nİşçi ve köylü için sağlam, rahat ve bakımı kolay bir pantolon üretip satmak için blue-jean üretimine başlar.\n1960 yılında “KOT” marka olarak tescil edilir.\nKotun zaman içinde çok değişik stilleri ortaya çıktı.\nİşlenmiş kotlar, farklı renkler ve farklı stillerle popüler olmaya başladı.\nBugün dünyaca ünlü moda tasarımcıları da defilelerinde jean giysileri sergilemekte ve birçok markanın kot pantolonları en çok satan tekstil ürünleri arasında yerini almaktadır.\nKotun ilk üretim yeri Amerika’dır.\nLevi Strauss’un kot pantolonları başlangıçta pek rağbet görmemiştir.\nKot Türkiye’de yerli bir markanın adıydı.\nKot sadece spor kıyafetlerde kullanılır.\nİkinci Dünya Savaşı yıllarında\n1940’lı yılların sonunda\n1850’lerde\n16. yüzyılda\n1950’li yıllarda\nfabrika işçileri kot pantolonları tercih etmiştir.\nAvrupa’da kot biliniyordu.\nAmerikan okullarında kot giymek yasaklanmıştır.\nmaceraperest altın arayıcıları Kaliforniya’ya gitmiştir.\nMuhteşem Kot adlı tüccar Avrupa’dayken eline bir blue-jean geçer.\nABD’de kot pantolonun yasaklanma nedeni\nKot kumaşının diğer isimleri\nKot pantolonun tutulma nedeni\nKot kumaşının hammaddesi",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  },
  {
    "kelime": "Yol Masalı",
    "sayfa": 23,
    "gerekce": "Genel masal yapısı tek başına Türkiye/Türk dünyasına özgü kaynak göstermiyor.",
    "baglam": "Bir varmış, bir yokmuş...\nÇok çok eski zamanlarda, dağların arasındaki küçük ve şirin bir köyde mutlu bir aile yaşıyormuş.\nÇalışkan ve bilge bir baba, dünyalar güzeli bir anne ve birbirinden sevimli üç çocuk mutlu bir hayat sürüyormuş.\nBaba ve çocuklar gündüzleri küçük tarlalarını sürüyor, kendi yiyeceklerini ve hayvanlarının yemlerini oradan elde ediyorlarmış.\nAilece akşam yemeğini yedikten sonra baba, çocuklarını etrafına toplayıp çeşitli konularda bilgiler veriyor, yatmadan önce ise birbirinden ilginç hikâyeler anlatıyormuş.\nGünler günleri, aylar ayları, yıllar yılları kovalamış.\nÇocuklar büyüyüp yakışıklı, güçlü birer delikanlı olmuş.\nKöydeki bütün kızlar onları hayranlıkla izliyor, onlar için şiirler yazıyor ve şarkılar besteliyormuş.\nKöyün yaşlıları da onları diğer gençlere örnek gösteriyormuş.\nGünlerden bir gün köye haberciler gelmiş.\nBunlar padişahın adamlarıymış.\nPadişahın, güzelliği dillere destan bir kızı varmış ama prenses kimseleri beğenmiyormuş.\nYaşlı ve hasta padişah, tek çocuğunu evlendirip yerine bir veliaht bırakmadan ölmek istemiyormuş.\nBu yüzden bir yarışma düzenleyecek, yarışmanın galibiyle kızını evlendirecekmiş.\nYol Masalı\nKöyün gençleri bu haberi duyup hayaller kurmaya başlamış.\nBizim üç delikanlı da diğer gençler gibi başkente gideceklermiş ama bunu babalarına söylemeye çekiniyorlarmış...\nMasalı devam ettirelim.",
    "karar": "Nicel bulgular dışında / inceleme adayı"
  }
]
